31.05.2009

Fener'in Kalesi Bağdat Caddesi - 2009

Canımın içi biricik Beşiktaş taraftarı,

Beşiktaş Belediyesi sizler için Digiturk ile anlaşarak Beşiktaş Meydan'da dev ekran kurmuş, maçı izleyin, kudurun, doyasıya kutlayın diye. Güzel bir uygulama yapmışlar. Keşke her sezon sonu her takım taraftarı için böyle uygulamalar olsa.

Fakat şöyle bir problem var, böyle güzel bir organizasyona rağmen inatla Bağdat Caddesinde kutlama yapma konusunda ısrar ediyorsunuz. Hadi geldin, o kadar Fenerbahçeli görünce niye kornaya basıyorsun? Bu konuda yalnız değilsiniz, Galatasaray taraftarıda sizler gibi ama onlara böyle bir alan tahsis etmiyorlar eğlenmeleri için. Sizler böyle yapınca ne oluyor; boşu boşuna masraf, kavga, gürültü, şampiyonluk akşamında üzüntü.

Her iki tarafada yazık günah.

Polis olaya erken uyanmasa kim bilir daha neler olacaktı?



Fener'in Kalesi Bağdat Caddesi

Bütünlemeyle Geçen Çocuklar Gibi Şen

Aslında günü gününe çalışarak, ödevlerinizi zamanında yapsaydınız daha uzun süre tatil yapabilirdiniz kızancıklar.

TRABZONSPOR: 1 - FENERBAHÇE: 2

Stat: Hüseyin Avni Aker

Hakemler: Bülent Yıldırım, Adil Sinem, Nihat Mızrak

Trabzonspor: Sylva, Tayfun Cora, Giray (Dk. 89 Isaac), Egemen, Cale, Colman, Hüseyin, Selçuk İnan (Dk. 79 Ceyhun Gülselam), Alanzinho, Umut Bulut, Gökhan Ünal (Dk. 83 Barış Memiş)

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Ali Bilgin, Yasin Çakmak, Gökhan Gönül, Roberto Carlos (Dk. 86 Deniz Barış), Deivid, Selçuk, Emre, Uğur Boral (Dk. 63 Kazım), Alex (Dk. 73 Semih), Guiza

Goller: Dk. 10 Umut Bulut (Trabzonspor), Dk. 45 Alex ve Dk. 90+4 Güiza (Fenerbahçe)

Sarı Kartlar: Dk. 33 Alanzinho, Dk. 67 Giray, Dk. 88 Hüseyin (Trabzonspor), Dk. 37 Selçuk Şahin, Dk. 43 Ali Bilgin (Fenerbahçe)

28.05.2009

New York'ta Türk Günü




28. Geleneksel Türk Günü Yürüyüşü

25.05.2009

Kongre-Konya-Beşiktaş Üçgeni


Maçtan çok kongrenin sonucunu, farkı merak ediyordu herkes. Beklendiği gibi Aziz Yıldırım büyük bir farkla kazandı kongreyi. Bence ne Şadan Kalkavan ne de Aziz Yıldırım bu saatten sonra kulübün ihtiyacı olan başkanlık tarzını sergileyemeyecek olsa da iki kişiden birini seçmek gerekiyordu. Aziz Yıldırım'ın hatalarını tekrar etmemesini dilemekten başka yapılacak hiçbir şey yok.

Maça gelince kimsenin böyle bir skor beklemediğine eminim. Konya saldırır, en iyi berabere biter, ligin altını da üstünü de son hafta karıştırırız beklentisi hakimdi. Ama Fenerbahçe bu sezon hiç bir maçta kendinden bekleneni yapmadığı için gitti maçı farklı kazandı. Olan Konya'ya oldu, Denizli'ye ve Beşiktaş'a yaradı. Akıllar sürekli olarak Beşiktaş-Galatasaray derbisi sonucu şampiyonluk belli olur mu sorusundaydı.

Tribünde ise maraton üstte bağıran grupların tamamı A Blok'ta olunca önümüzdeki sezonun alıştırması yapıldı sanki. Kadıköy'de sezonun son maçı en iyi tribün yapıldı desem abartmış olmam heralde. Sürekli farklı besteler girilmesi, bir besteye takılıp saatlerce söylenmemesi sonucu herkes memnundu tribünde.

FENERBAHÇE: 4 - KONYASPOR: 2
Stat: FB Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Yunus Yıldırım, Volkan Narinç, Serkan Gençerler
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Al Bilgin, Gökhan Gönül, Lugano, Roberto Carlos, Selçuk, Emre (Dk. 68 Deniz Barış), Deivid (Dk. 76 Semih), Uğur Boral (Dk. 85 Vederson), Alex, Güiza
Konyaspor: Oğuzhan, Mihajlov, Kratochvil, Mehmet Çoğum, İsmail Güldüren (Dk. 36 Kaue), Bülent Bölükbaşı (Dk. 54 Poljac), Cihan Haspolatlı, Ayman, Fahri (Dk. 65 Mustafa Er), Serhat Akın, Veysel
Goller: Dk. 14 ve 17 Güiza, Dk. 38 Uğur Boral, Dk. 40 Roberto Carlos (Fenerbahçe), Dk. 75 Kratochvil (penaltıdan), Dk. 90 Poljac (Konyaspor)
Sarı Kart: Dk. 84 Gökhan Gönül (Fenerbahçe)

23.05.2009

Aziz Yılmaz'ın Mektubu








Okumak isteyen olursa diye dün bahsettiğim mektup. Özetini geçmeyi düşündüm fakat böylesi daha kolay geldi :)

22.05.2009

Aziz Yılmaz'dan Sevgilerle


Akşam yemeği için sofraya oturmuşuz kapı çaldı. Çöpü de kapıya bırakmıştık, hayırdır inşallah diyerek açtım kapıyı. Ahmet Efendi elinde zarfla gelmiş. Noldu dedim size zarf var dedi. Baktım MNG Kargo aracılığıyla gelmiş. Gönderen Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı.

Ntvspor'da Aziz Yıldırım'ı izlerken göz atarım dedim, Aziz Yılmaz'ın yazdıkları daha cazip gelince tamamını okumaya başladım.

Sevgili Kongre Üyeleri diyerek başlıyor, sizlere bir masal anlatacağım diye devam ediyor. Aziz Yıldırım döneminin yanlışlarından bahsediyor. Beş sayfa boyunca anlatmış. Anlatırken de Aziz Yıldırım'ın adı yerine hep Mübarek Başkan lafını kullanmış. Altıncı sayfada 98-99 sezonundan bu yana yapılan tüm transferlerin bedellerini sıralıyor. Geri kalan kısımda ise Fenerbahçe Spor Kulübü faaliyet raporunu analiz ettirmiş, onu yayınlıyor Aziz Yılmaz. Toplamda 16-17 sayfa civarı birşey. Bazı yerleri komik olsa da çoğu yerde hep bildiğimiz fakat seslendirilmeyen gerçekleri anlatmış. Nice şampiyonluklara diye de bitirmiş mektubunu.

Mektuplar, mesajlar, senede bir defa röportaj verenlerin bir haftada on farklı yere konuşması...

Genel seçim gibi oldu mübarek.

21.05.2009

Yemişim Finalini


-Bitse de gitsek modunda stadın yolunu tuttuk saat 17 civarı. Yani en baştan yola çıkışımız ofsayttı. 11 civarı Kadıköy'e gitme girişimim trafikten dolayı yalan olunca, televizyonda da yollar şöyle kapanacak böyle kitlenecek denildiği için yürümeye karar verdim fakat Feneryolu tarafına gelince büyük bir hata yaptığımı anlayıp dolmuşa atladım. Maç günü veya iş günü içersinde Kızıltoprak trafiğini hiç böyle rahat görmemiştim desem yalan olmaz heralde. Benim gibi düşünen yerli halk ya yolunu değiştirmişti ya da hiç bulaşmamıştı Kızıltoprak tarafına. İyi yapmışlar.

-Bilet Telsim tarafından olduğu için maçtan önce Nazlı ve çevresindeydik doğal olarak. Gerçi başka tribünden olsa da değişen birşey olmazdı sanırım. Stad çevresini biraz dolaşıp finale yakışan bir ortam bulamayacağımızı anlayınca Kalamış Parkı - Nazlı arası dolanmamıza başladık. Sanki Fenerbahçe'nin bu sezon oynadığı normal bir lig karşılaşması gibi ortam vardı. Hatta daha da ileri gidelim, bildiğin Fenerbahçe- Belediye maçı. Ya da benim beklentim çok daha fazlası olduğu için hayal kırıklığına uğradım. Turistten çok Türk olması, tribünde, dışarda hep tanıdık simaların göze çarpması bu düşüncemi de kuvvetlendirdi açıkcası.

-Nazlı'da Türklerle beraber takılan Ukraynalı bir elemanın ufak bir Türk çocuğun Werder atkısını boynundan çekerek alması pek hoş karşılanmadı. Hatta epey bir sert karşılandı. Yediği dayaktan sonra atkıyı geri verince sessizce yolunu aldı iki tarafta.

-Tabi bütün bunlar olurken polisin bir günlük hoş görüsüne değinmeden olmaz. Çoğu şeyi görmezden geldiler dün akşam. Ya da görüp içlerine de atmış olabilirler. Umarım intikamları çok kötü olmaz.

-Stada girerken 75, 50 Euro'ya alınmış biletler 20 TL'ye alıcı buluyordu karaborsada. Karaborsa umuduyla bilet alan çoğu kişinin bileti ya elinde patladı ya da bedavaya vermek zorunda kaldı. Bu duruma Allahın sopası yok diyoruz :)

-Kadıköy'de finale metrobüsle geliyoruz diyenlerde dün Kadıköy'e teşrif etmişti. Efendi gibi olup yanlış zamanda yanlış yerde bulunmayanlar için bir problem yoktu fakat dili uzun olanlar ne yazık ki o kadar şanslı değildi. Hem Maraton Alt'ta hem de Telsim'de gereken cevabı fazlasıyla aldılar. O formayı giyip Kadıköy'e geldiysen küfürü göze almışsın demektir. Küfürü yediğin zaman duymadan yoluna devam et. Ama dönüp cevap verip erkeklik taslayınca birileride gelip sana haddini bildiriyor. Daha o kadar medeni olamadık, kusura bakmayın futbol severler.

-Maçta söylenen Dağ Başı ile Her Zaman Her Yerde En Büyük Fener olmasa bu gecenin heralde hiç ilginç anısı olmayacaktı. En büyük Fener'de ses gayet iyi gitmiş televizyona.

-Kedi de iyi reklam oldu millete. Hemen patlatmışlar Galatasaray Kadıköy'de diye tabii.

-Bombamız Kızıltoprak sakini bir teyzeden geliyor; "Çöpçüler ile turunculu Rusları karıştırdım" Kendisi bunu söyledikten sonra onların Ukraynalı olduğunu açıklama ihtiyacı hissetmedik doğal olarak.

-Son olarak Shaktar taraftarına da sitem ederek noktayı koyalım. Kardeşim siz bu kupayı zerre kadar hak etmiyorsunuz. İnsan bi sevinir, çoşar, ağlar, birbirine sarılır. Soğuk adamsınız tamam da, içince kendinize gelin biraz. Kupa merasimi bitti biz evimize gidiyoruz da sizde işten çıkmış emektar memur gibi otobüse gidiyorsunuz. İki beste söyleyin, bağırın, meşale yakın. Boşuna mı geldiniz İstanbul'a maça? Lucescu'dan dolayı uyuz oluyordum, bir de bu halinizi gördüm iyice uyuz oldum.

18.05.2009

Taraftar Blokları


Seneye tribün konusunda güzel gelişmeler olacağına dair duyumlar geliyordu fakat geçmiş zamanlarda bu konuda yönetim çok kazıklar attığı için insanın pek inanası gelmiyordu. Bu sefer resmi siteden Taraftar Blokları adı altında bu güzel haberi doğruladılar. Buna göre Maraton Üst A ve B Bloklar bağıran taraftara ayrılıyor. En başında atılması gereken bu adım çok geç atıldı ama eminim tribün adına güzel günlerin başlangıcı olacak.

A blokta olan Feder'in de başka bir bloğa geçeceği yönünde söylentiler var. Doğru açıklamayı mutlaka kendileri yapacaktır. Herkes için hayırlısı olsun artık.

17.05.2009

Öylesine Oynuyoruz

Herkesin içi geçmiş artık, bizimde geçti haliyle.

ANTALYASPOR: 1 - FENERBAHÇE: 1


Stat: Antalya Atatürk
Hakemler: Aytekin Durmaz, Erdinç Sezertan, Özgür Çetiner
Antalyaspor: Ömer Çatkıç, Uğur Kavuk, Yalçın Ayhan, Musa Nizam, Şenol, Ali Zitouni, Korhan Öztürk, Sedat Ağçay, Fatih Ceylan, Tita, Sergey Dijehoua
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Ali Bilgin, Gökhan Gönül, Lugano, Roberto Carlos, Deivid, Josico, Emre, Alex, Uğur Boral, Guiza
Goller: Dk. 74 Hakan Özmert (Antalyaspor), Dk. 78 Lugano (Fenerbahçe)

İzmir'de ACAB II



ACAB pankartı için gelen maili ve fotoğrafları olduğu gibi yayınlıyorum. Vamos'tan tüm abi ve arkadaşlarımızada selam edelim.

"selamlar,

anti diye tanıtayım kendimi, ismin pek de önemi yok. acab pankartı vamos bien grubu tarafından hazırlandı fakat pankartı bulunduğumuz yere açmadık. skorbord'un altında daha iyi görüneceğini ve kimseye sorun yaratmayacağını düşündüğümüz için oraya açtık. pankarttan dolayı kimse de sorun yaşamadı. sonradan altına açılan gfb pankartlarıyla bir alakası yoktur sonuç olarak. 2 de resim yollayarak bitiriyorum mesajımı.

saygılar."