21.04.2009


Bir süreliğine ara verelim blogda. Fenerbahçe'yi, gündemi uzaklardan takip edelim biraz. Geldikten sonra kaldığımız yerden devam ederiz.

19.04.2009

Bitti

Bana göre çok uzun zaman önce biten şampiyonluk yarışı artık herkes için bitmiştir sanırım. Bu saatten sonra Fenerbahçe'den şampiyonluk bekleyen varsa şüphesiz o kişi en asil duyguların sahibidir. Yüreği hala temiz olandır. Ve matematiksel olarak şampiyonluk şansı bitene kadar izlemiyorum, ilgilenmiyorum dese bile tatsız tuzsuz maçları birşekilde izleyecek olandır. Yalan mı?


ANKARASPOR-FENERBAHÇE: 1-0

Hakemler: Suat Arslanboğa, Baki Tuncay Akın, Volkan Narinç
Ankaraspor: Senecky, Ediz, Baki, Ömer Aysan, Erhan, Hürriyet, Adem, Neca (68 Mehmet Özdemir), Murat Tosun (86 Konate), Mehmet Çakır, Bilal (56 Weeks)
Fenerbahçe: Volkan Babacan, Ali, Önder, Yasin, Roberto Carlos, Selçuk, Emre, Kazım (59 Gökhan Emreciksin), Uğur (59 Vederson), Deivid (79 İlhan), Güiza
Gol: Mehmet Çakır (74)
Sarı Kartlar: Senecky; Yasin

18.04.2009

Bizle İlgisi Yok Mu?


Çok eski değil daha Şubat ayında yönetimin ve Aziz Yıldırım'ın bizzat açılışını yaptığı yenilenen Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı(stadın altı) kumar oynanıyor diye basılıyor ve yönetim Fenerbahçe ile alakası olmadığını söylüyor.

Kiralık verilmesi, geçmişten kalan bir kontratın devam etmesi söz konusuymuş. Yönetim böyle diyor. Doğru aslında. Orada Fenerium'un,Volkswagen'in Migros'un, Seat'ın, Biletix'in, Burger King'in yerleride var. Var ama, bizle alakası yok diye işin içinden sıyrılmak bu kadar kolay mı? Galerinin bekçisi gece yarısı içerde olmadık işler yapar o zaman "bizle alakası yok, onların problemi" dersin ama senin ön plana çıkartıp, açılışını yapıp, izin verdiğin yerde oluyorsa orada "bir dakika" deme hakkı doğuyor işte.

Fenerbahçe'de olan herşeyden başkanın haberi oluyorda, stadın altında bulunan Birleşik Fenerbahçeliler Vakfında kumar oynatılacak ve bundan yönetimin, başkanın haberi olmayacak? Hadi canım oradan, hiç mi önünden geçmiyorsunuz? Önünden geçen alakasız bir adam bile son dönemde oranın enterasan bir hale büründüğünü farketmiştir.

Aziz Yılmaz çıldırıyor, birasına oynanıyor diye açıklama yapıyor, kapıları tekmeliyor, Fenerbahçe Yönetimi bizle alakası yok diyor olan yine Fenerbahçe'ye oluyor. Hani kurumsallaşan, kendini aşan Fenerbahçemize.



http://www.vidivodo.com/267821/fenerbahce-kumar-baskini

17.04.2009

Sami Yen'de Fener Tribünü



UNIGFB'nin maçtan önce herkese dağıtmaya çalıştığı ama "bilinçli taraftarın" stada sokmak yerine Sami Yen girişinde yerlere atması sonucu tribünün yarısında yanan yarısında yanmayan maytaplar. Görüntü kesildikten sonra biraz daha maytap yakılıyor ama istenen ortam tam anlamıyla oluşmadı sanırım.

Video tribundergi.com'dan alıntıdır.(semih-rdyry)

Ceza Toto Sonuçları Açıklandı


Sohbetlerin yegane konusu olan ceza-toto "Lugano'ya en az 5 maç", "Arda fazla almaz", "Volkan ne olacak?" şeklinde devam ederken PFDK kararları açıkladı.

ADNAN POLAT: 45 GÜN HAK MAHRUMİYETİ
ALİ SAMİ YEN: 1 MAÇ SEYİRCİSİZ, 1 MAÇ KAPATMA TOPLAM 2 MAÇ (İLK OLARAK SEYİRCİSİZ)
ARDA TURAN: 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN
DIEGO LUGANO: 5 RESMİ MÜSABAKADAN MEN
SEMİH ŞENTÜRK: 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN
VOLKAN DEMİREL: 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN
EMRE AŞIK: 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN
SABRİ SARIOĞLU: 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN


Hepside beklenildiği şekilde verilmiş cezalar. İki takımdan biri şampiyonluk yolunda iddialı konumda olsa yarım porsiyon şeklinde dağıtılacaktı muhtemelen. Ne Fenerbahçe'nin ne de Galatasaray'ın böyle bir iddiası olmadığı için Türkiye şartlarında gayet adil olmuş. Gerçi içlerinden bir iki tanesi törpülenerek birer maç düşürülür ama olsun; milli meselemiz olan cezalar dağıtıldığına, adalet yerini bulduğuna, tüm suçlular cezalandırıldığına göre halkımız rahat rahat uyumaya devam edebilir.

15.04.2009

Az Bile Demiş


Emre Belözoğlu'nu sevmiyorum, sevemiyorum. Zaten o adamı sevmek,kabullenmek gibi niyetimde yok. Eninde sonunda bir gün ait olduğu yere geri dönecek. Şu an tek yaptığım o yokmuş gibi kabul etmek ve bundan da oldukça memnunum. Kendi kendime protesto ediyorum yani. Kişisel protestomu ipleyen kimse olmadığını bildiğim gibi iplenme ihtiyacıda hissetmiyorum.

Kankaları ile yaptığı açılışları ve boş beleş açıklamaları olmasa oynadığı futbolla gram yer kaplamayacak zaten. Bu hafta repertuvarına "kankalar ile kavgayı" ekledi de küçük dünyamda kendine yer buldu biraz. Derbide yaşanan olaylar sonrası Sabri öyle bir açıklama yapmış ki ilk defa Emre'yi takdir etmek istedim.

"Galatasaraylı futbolcu Sabri Sarıoğlu, Fenerbahçe maçındaki olaylarda mağdur olanın kendisi olduğunu ifade ederek, ''Emre Belözoğlu bana saha içinde küfür etti, 'Seni öldürürüm' dedi. Neden PFDK'ya sevk edildiğimi anlayamıyorum" diye konuştu"

Eğer Sabri'ye böyle dediyse helal olsun, az bile demiş. Sahanın içinde kasap gibi dolaşan,insanlıktan nasibini almamış bu mahluka keşke dediğinide yapsaymış. Futbol dışında her işi yapan bu adamın artık bacağını eline mi verirdi yoksa canını mı alırdı bilemiyorum ama lafta kalmasaydı keşke.

Ve Geri Döndü...


Gelecekti gelmeyecekti diye fallar açmaya hazırlanırken King Solomon bugün Fenerbahçe'ye geri döndü.

"Tekrar Fenerbahçe'de olmaktan ve Fenerbahçe taraftarının önünde oynamaktan çok mutluluk duyacağım. Performansımın yüzde yüzünü Fenerbahçe'nin başarılarına yansıtmak için buradayım. Sakatlık yaşadığıma dair birçok haber çıktı ancak hiçbir sakatlığım yok. Bir an evvel sahada mücadele etmek istiyorum."

14.04.2009

Şampiyon


Üst üste 6. defa Türkiye Kupasında mutlu sona ulaştı Bayan Basketbolcularımız. Darısı şu an Galatasaray ile mücadele eden Bayan Voleybolcularımızın başına.

Sizlerde olmasanız...

GALATASARAY: 60 - FENERBAHÇE: 63

Salon: Kadir Has
Hakemler: Serdar Ünal, Yener Yılmaz
Fenerbahçe: Esmeral 7, Birsel 3, Yasemin, Nalan, Powell, Nevriye 9, Ajavon 17, Sutton 10, Melike, Nevin 4, Smith 13
Galatasaray: Emine, Şaziye, Bahar, Işıl 4, Brown 4, Korel, Yasemin 1, Yasemen, Kress 14, Augustus 21, Young 16, Esra
1. Periyot: 18-11
Devre: 37-25 (Fenerbahçe lehine)
3. Periyot: 53-42
5 faulle çıkan: 35.01 Kress (Galatasaray)

Ertesi gün gelen düzeltme : Bayan Voleybolcularımız dün akşam Galatasaray'ı 3-0 yenerek finale kaldı.

13.04.2009

Ah Be Samet


Fenerbahçe'ye o kadar tercüman gelip gitmiştir içlerinden bir tek Mustafa Kıran'ı hatırlarım isim olarak. Birde Samet Güzel var artık senelerce unutamayacağımız. Zico'nun kısa cümlelerini dakikalarca açıklaması, makine gibi değilde heyecanlı heyecanlı vurgular yapması, fanatik Fenerbahçeli olması ve en sonunda kafasına Sami Yen'de kanyak şişesi yemesi.

Geçmiş olsun Samet, geçmiş olsun...

Lütfen


Bir aralar federasyonun "Lütfen" kampanyası vardı. Hani küfüre karşı olan bir kampanya. Daha çok taraftarları hedef alıyordu ama anlaşılan başta Arda ve Sabri olmak üzere Milli futbolculara da biri lütfen demeli.

SERT

Öylesine Bir Derbi


Zaten iki takımında şampiyonluk için pek bir ümidi yok, kazanan ötekinin biraz önüne geçerek son haftalarda taraftarının ağzına bir parmak bal çalacak ama kazanmaya niyetleride yok. 90 dakika bomboş geçen maçı yine olaylarıyla hatırlayacağız. Onun dışında futbolun olmadığı "öylesine bir derbi" oynandı dün akşam.

Lugano'nun ortalığı dağıtması, her hafta türlü kebabçı, tuhafiye, kıl tüy açılışına giden muhteşem Emre, Arda, Sabri üçlüsünün kavgası, Volkan'ın Galatasaray kapalısına özel şovu(bunu geçen senede ısınırken yapmıştı) ve Türkiye'nin en büyük topçusu olarak her defasında yerlere göklere sığdıralamayan Arda haysiyetsizinin "Abim" dediği insanlara yaptığı.

Öğlen başlayan deplasman mesaimiz akşam 11 gibi evde son buldu. Salı Pazarı, Fulya ve stadta durmaksızın patlayan maytaplar sonrasında eminim dün deplasmana gelen herkesin başı deli gibi ağrıyordur şu anda. Hala kulaklarımın içi zonkluyor.

Tribünlerde ise iki tarafta gerçekten kötüydü. Belki 75. dakikadan sonra biraz kendimize gelir gibi olduk ama dün bu kadar kötü durumda yakaladığımız Sami Yen'de çok daha iyisini yapabilirdik. Son 15 dakika ve UNIGFB'nin ikinci yarı başında yanan maytapları olmasa tribün hakkında söylenecek iki kelime dahi olmazdı. Tabi maç çıkışında yerlere atılmış "34A" yazan bezleri görünce insanın içi cız etmiyor değil hani.

GALATASARAY-FENERBAHÇE: 0-0
Hakemler: Fırat Aydınus, Bahattin Duran, Tarık Ongun
Galatasaray: De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Mehmet, Hakan, Arda, Barış, Ayhan, Kewell (90+1 Nonda), Ümit (58 Lincoln), Baros
Fenerbahçe: Volkan, Gökhan Gönül (22 Yasin), Önder, Lugano, Roberto Carlos, Deivid (67 Kazım), Selçuk (45+1 Deniz), Emre, Uğur, Güiza, Semih
Sarı Kartlar: Emre Aşık, Sabri; Selçuk, Emre, Semih, Güiza
Kırmızı Kartlar: Emre Aşık, Arda, Semih, Lugano (90)

12.04.2009

PSV ve Galatasaray Beni İstedi


"Artık üstünden vakit geçtiği için açıklamamda bir sakınca yok: O sezon beni PSV Eindhoven da istedi, Galatasaray da. Ama ben Fenerbahçe’den sonra Türkiye’de başka bir takımın formasını giymek istemedim. Buna kimse alınmasın, böyle yapanlar da profesyonelce davranmıştır, yanlış da değil ayıp da. Sadece bana uymadı. Yıllar önce gecekonduda otururken nasıl ev parasına takım değiştirmediysem, bunu da yapamazdım. Daum’la FC Köln’e gitmek en doğru karardı. İyi ki gitmişim, çok güzel günler geçirdim kaptan olarak, başarılı işler yaptık."

Ümit Özat bugün Hürriyet Pazar'a güzel bir röportaj vermiş. Tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

11.04.2009

Bir Şekilde Çözdük Abi

Her sene yaşandığı gibi artık klasik hale gelen bilet sıkıntımızı yine yaşayarak "bir şekilde çözdük abi" modunda yarın Sami Yen'e gidiyoruz. Satışa çıkan çok az biletten -kesinlikle bize ayrılan 1100 bilette satılmadı- çoğunun karaborsaya gitmesi ile yarın geçen seneden daha da kötü bir tribün olacağı ortada. Halbuki bu maç için ne planlar vardı. Belki bir kısmı gerçekleştirilmeye çalışılacak olsa bile kesinlikle planlandığı gibi olmayacak. Yazık...

Endüstriyel futbol kisvesi altında sineğin yağından bile kar etmeyi beceren, kötü futbol hariç saha dışında yaşanan herşeye çözüm bulan yönetim ve gerekli devlet birimleri bir tek bu bilet işine çözüm bulamıyor. AIDS tedavisi gibi çözülmesi zor bir sorun mübarek. Benim formülü vereyim belki okurlarda birgün uygulamak işlerine gelir;

Adil Bilet Satışı = Sabahtan gelen 5 polis + bariyerler

Çok zor değil bunu düşünmek, bilet sırasına giren onlarca insan aynı şeyi düşünebildiğine göre onlarda düşünebilir.

Belki şampiyonu belirlemeyecek, geçtiğimiz yıllara göre sönük geçecek olsa da gazozuna bile oynasak derbi bu kardeşim. Biletimiz elimizde olduğuna göre artık iyice havaya girebiliriz. Kazanan biz olalım.

9.04.2009

Arapası Atkinson


Unutmak mümkün mü bu adamı? Galatasaray maçı öncesi İstanbul'a gelmiş. Hoş bir tebessüm bıraktı yüzlerde.

Şaka maka o maçın üstünden de 14 sene geçmiş(22 Ekim 1995) Televizyondan izlemiştim, Ercan Taner'in "arapası Atkinson" haykırması, üç golüde attığı kale hala gözümün önünde.

Galatasaray'a attığı 3 gol, Ali Şen'in hediye ettiği Mercedes...
Dalyan gibi adamdın ne hale gelmişsin. Mike Tyson'dan farkı kalmamış ama kalbimizdeki yeri hala bambaşka kendisinin.

Soyak mı Caddebostan mı?

Bekle bekle bir hal olduk İl Güvenlik Kurulunun toplanıp biletlerin nereden satışa çıkacağını açıklamasını. Tek gişe mi olacak, Cumartesine mi kalacak derken akşam üstü Biletix'ten beklenen açıklama geldi de, bize de Soyak ile Caddebostan arasından seçim yapmak kaldı.

Hava güzel, ortam güzel Caddebostan ağır basıyor gibi :)

8.04.2009

Bol Soslu Ceza Tabağı


Bir Yönetim & Emniyet çalışması olarak Fenerbahçe taraftarına cezalar dağıtılması şenliğine yeniden hoşgeldiniz.

Sezon başından beri önüne gelene, suçlu suçsuz maçlara girememe ve para cezası dağıtan yönetim bu sefer derbi öncesi yine basmış cezaları. Toplam 15 kişiye (aralarında Amigo Nurullah'ta var) 6 ay, 1 sene ve para cezalarından oluşan bir tabak hazırlamışlar, bol sosla servis etmişler. Yakışır...

Sivasspor maçında yaşanan olaylardan dolayı verilen cezalar ne hikmetse bugüne kadar beklemiş. Daha önce sıcağı sıcağına hatta olaylar yaşanmadan verilen cezalar bu sefer sanki itinayla bekletilmişte özellikle bu hafta tebliğ edilmiş gibi geldi bana.

Gruplar doğal olarak bu olayı protesto edecekler ama ortaya şöyle birde durum çıkıyor. Fenerbahçe derbiyi kaybettiği zaman protesto olursa "bunlar takımı ve yönetimi protesto etmek için kötü gün bekliyorlar" denilecek, yok takım kazanırda protesto olursa "emir almışlar, kongre öncesi takımın ve camianın huzurunu bozuyorlar" denilecek. Allah korusun tribünde akil, sözü geçen adam kalmadığı için Sami Yen'de infial olsa bu seferde hepimiz futbol teröristi ilan edileceğiz.

Hey yavrum hey; ya yönetim böyle taktiklerin peşinde ya da bizler bu olaylardan dolayı iyice kafayı yedik, sıyırdık.

6.04.2009

Bekle Bizi Cimbom



Bitmez tükenmez aşkımız,
Kalbimizde yaşıyoruz,
Bekle bizi i*** Cimbom,
Metrobüsle geliyoruz

"Eski Dostlar" şarkısının melodisi ile


Dün akşamdan kalan en güzel enstane belkide bu bestedir. Maratondan başlayıp tüm stada yayılan beste başlayan derbi haftasını müjdeliyor aynı zamanda. İl Güvenlik Kurulu, bilet karmaşası, Salı Pazarı toplanması ile yine bir İstanbul Deplasmanı yaklaşıyor. İstanbul'da düzelen hava, açan çiçeklerde habercisi zaten bu derbinin.


Video Antu Forum'dan alıntıdır.

http://video.google.com/videoplay?docid=-1550657394669750067
http://www.youtube.com/watch?v=iGl1_LXcFYQ

5.04.2009

Fenerbahçe - Eskişehirspor

FENERBAHÇE-ESKİŞEHİRSPOR: 2-1

Hakemler: Bülent Yıldırım, Nihat Mızrak, Muharrem Yılmaz
Fenerbahçe: Volkan, Gökhan Gönül, Edu (46 Yasin), Önder, Roberto Carlos, Deivid, Josico (55 Deniz), Selçuk, Uğur (58 Gökhan Emreciksin), Semih, Güiza
Eskişehirspor: Ivesa, Koray, Vucko, El Saka (52 Tayfun), Sezgin, Serdar (79 Bülent Kocabey), Doğa, Emre Toraman (71 Poljak), Engin, Youla, Batuhan
Sarı Kartlar: Önder; Emre Toraman, Engin, Doğa
Gol: Deivid (59), Güiza (87); Batuhan (90)

O Tekme ...


Ortalığı birbirine katmışsın, dövmüşsün, biber gazı sıkmışsın, adamı gözaltına almışsın, götürürken ne diye kafasına tekme ihtiyacı hissediyorsun?

Türkiye'de tribün terörü var diyenlere mis gibi polis terörü...

Artık zamanı geçiyor; bir an önce rakip olsun olmasın tüm taraftar gruplarının bir araya gelerek polise ve yönetimlere karşı bir arada olduğunu göstermesi gerekiyor. Daha ne olmasını bekliyoruz?

4.04.2009

Eskişehir Maçına Doğru

Milli maç arası bitti, lige geri dönüyoruz. Şöyle tatilde kafamızı toparlama fırsatı bulduk. Başkanımızın şampiyonluk umutlarını dinledik, hak verdik. Belki de sezon başından beri ilk kez bir konuda aynı duyguları paylaştık. Umuyoruz bu saatten sonra yönetim, teknik heyet, futbolcular ve taraftarlar, istisnasız her birinin şu ana kadar görevlerini adam gibi yapamadıklarını düşünürsek, artık bir bütün olurlar ve hediye bir şampiyonluk kazanırız. Hediye diyorum çünkü sadece kendi gücümüzün şampiyonluğa yetmeyeceği çok açık. Rakiplerimizin hediyelerini kabul etmemiz gerekecek. Onların da durumuna bakılırsa olmayacak iş değil. Bizi de umutlandıran zaten bu tablodur.

İspanya maçlarından sonra bizi mutlu eden tek olay hemfikir olduğumuzu düşünüyorum; Guiza’nın başarısı ve moral kazanması. Maçtan sonra Fenerbahçe ile çıktığı ilk idmanda “Türkiye’ye geldiğimden beri en İspanyol günümü yaşadım” diyen oyuncunun İspanya’daki günlerine geri dönmesi bizi çok mutlu edecek. Eskişehir maçı öncesi sakatlarımızın ve cezalılarımızın ne kadar fazla olduğunu düşünürsek ona ne kadar ihtiyacımız olduğunu çok daha iyi anlarız. Gökhan Gönül’ün şansızlığına diyecek kelime bulamıyorum. Bir futbolcu kısmetsiz olur da bu kadar olmaz. Nasıl savunma yapıldığını bilmeyen hücum oyuncularının karşısına teknik kapasitesi bu kadar yüksek bir bek koyunca tekme atmaktan başka çare bulamıyorlar. Yazık, gerçekten çok yazık. Emre ve Lugano’nun cezaları Galatasaray maçı öncesi hayırlı aslında. Sınırdaki Alex’in de sakat olduğunu düşünürsek derbiye çok büyük ihtimal ile tam kadro çıkacağız. Tabi bir diğer sınırdaki Volkan dikkatli davranmaz ise durum değişir. Neyse ki Küçük Volkan’a da güvenimiz tam. Eskişehir maçının kadrosunda bir bölge dışında sıkıntımız yok. Lugano’nun yerine Önder banko, ancak Emre’nin yerine korkuyorum ki Josico’yu oynatacak. Selçuk vazgeçilmez olduğuna göre, Semih’ten sonraki çile küpü Deniz kenarda kalacak. Eğer endişelerim doğru çıkarsa şimdiden söyleyecek söz bulamayacağımı belirtmek isterim.

Temiz bir sayfa açıyoruz yeniden. Bu sene kaçıncı bilemiyorum ama temiz sayfaların hiç biri bu kadar değerli olmamıştı. Sezon sonu yaklaştıkça temiz sayfaların değeri artıyor. Hiç bir temiz sayfayı dolduramadık bu sezon ve temiz sayfa açamayacağımız günler yaklaşıyor. Dikkat…

SERT