29.04.2008

Teşekkürler Çocuklar

Birilerinin gidip Kezman'a yapılan bu rezaleti temizlemesi gerekiyordu. En azından bu tür olayların geçmişte kaldığını, yapılanların sadece bir iki beyinsizin işi olduğunu anlatması gerekiyordu. Bu görevi yerine getirmekte Yeditepe ve Sabancı Üniversitesindeki Fenerbahçeli kardeşlerimize nasip olmuş. Haber burada. Önemli maç öncesi, galibiyet sonrası, şampiyonluk kutlamasında binlerce kişiyi tesislerin önünde toplarsın. Önemli olan kötü günde takımın yanında olmaktır. Tekrar helal olsun size.

28.04.2008

90'lara Dönüş

En son Dereağzında bırakmıştık bu olayları, tabi mekanın değişmesi zihniyetin değişmesi anlamına gelmiyor.

Arızalı mısınız kardeşim, kimse o karanlık günlere geri dönmek istemiyor. Tesis basıp, futbolcuya saldırmak ne demek. Beğenirsin beğenmezsin ama o futbolcu Fenerbahçe'nin sözleşmeli futbolcusu.

Galatasaray - Fenerbahçe III

Maça birkaç saat kala bedelini ödeyerek bilet denen o kağıt parçasına sahip olduk. Nede olsa şampiyonluk maçıydı, mutlaka stadyumda olmak gerekirdi. Hele birde kazanırsak senelerce anlatılacak bir maçtı bizim için. Büyük umutlarla çıktık yola Salı Pazarından, taksilerle beraber uzunca bir konvoy. Şampiyonluğu alıp topraklarımıza gelecektik. Köprü yolunda bir kaç GS taraftarı ile atışmalar olsada gayet temiz bir şekilde Fulya'ya ulaşıldı. Kupa maçından farklı olarak bu sefer polis Fulya sokaklarında kimseyi bekletmiyordu. En azından ben stada girene kadar durum böyleydi. Güvenlik açısından bakıldığı zamanda doğru olan bu aslında. Rahat bir şekilde stada girdikten sonra maç saatini beklemeye koyulduk. Geçen sefer sahayı ve eski açığı görmemizi engelleyen plastik engeller bu sefer şeffafları ile değiştirilmişti. Gayette iyi olmuş. Galatasaray kapalısında bulunan sarı saçlı ablamızla epey bir atıştıktan sonra maç saati geldi çattı. Daha önceden GS tribünlerinin ne yapacağını bilmesek, ne olduğunu anlamayacağımız başarısız Street Fighter koreografisi eşliğinde maç başladı.
"Maçı ayakta mı seyredeceksin, oturmayacak mısın" diye soran abimiz "Bir koltukta iki kişi duruyoruz, hangimiz otursun?" cevabını alınca deplasmana geldiğini anlamıştır umarım. Karaborsadan 250-300 liraya bilet alan adam maça gelirse böyle diyaloglar yaşanması mümkün tabi. Bu adamdan bağırmasını da bekleyemezsin doğal olarak. Bu sene genel olarak tribünün takımı değil, takımın tribünü ateşlediği bir durum geçerli bizim için. Golü de yiyince iyice yalan olduk maçta.
Maç sonu GS taraftarı tarafından çıkmayın, beraber bekleyelim yönündeki uyarımız pek dikkate alınmasada (biz 2 saat bekleriz diye tahmin etmiştik bir buçuk saatle yırttık) rahat bir şekilde Anadolu Yakasına döndük. Pazar 11:30’da başlayan Sami Yen mesaimiz akşam 23:30 sularında son buldu.

25.04.2008

Galatasaray - Fenerbahçe II

İki gün sonra tarihi bir maç oynanacak ama hala biletimiz yok. Ne yapıp edip bilet bulmak lazım. Lazım ama karaborsada fiyatlar uçmuş durumda. Şu an için 300 YTL diyor saygıdeğer şahsiyetler. Birde işin ilginç tarafı hiçbiri piyasada yok arkadaşların. Karaborsayla işimiz olmadığı zaman heryerden fırlayan tipler bu sefer ortalıkta dolaşmıyorlar. Onların yerine ortalıkta bizim gibi eblek eblek bilet arayanlar dolaşıyor. Hayır, aynı yerde 3-4 karaborsacı olsa rekabetten falan fiyat düşecek diyorum, pazarlığı kızıştırırız diyorum ama kimseler yok ortalıkta. Önceden sağlam müşterisi olacaksınız ki telefonla irtibata geçesiniz.

Şimdi blogun seviyesini yerlere düşürecek bi hareketle yazımı sonlandırıyorum.

Varsa fazla bileti olan bi hayırsever mail yoluyla irtibata geçsin. Bilet'e karşılık para+blogu veriyorum :)

Fenerium ve bordo-mavi II

Biraz geçte olsa gittim ürünü yerinde inceledim. Evet renkler bordo değil kahve. Ama garip bir kahverengi, ya da yanına mavi geldiği için öyle gözüküyor. Fakat ürünün gerçeğide bariz bir şekilde Trabzon'u anımsatıyor. Hayırlı işler Fenerium...

Fenerium ve bordo-mavi

23.04.2008

Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim

King Santillana mükemmel bir yazı yazmış Eski Maraton için, izniyle buraya koyuyorum.

"Cayır cayır yandık yıllarca. Yada sucuk gibi ıslandık. Bana mısın demedik. Normali oydu çünkü. Stad dediğinin üstü açık olurdu. Yanmak istemeyen, ıslanmayı sevmeyen evinde otururdu. Sonra birgün üstünü kapattılar. "Vaaay ulan" dedik.. "Ne lüksler varmış bu tribün aleminde, haberimiz yokmuş". Çok beğendik, delirdik. Bundan iyisi herhalde olmaz diye düşündük. Sonra birgün üstü kapatan o izocamvari nesnenin ön tarafına "Şampiyon Fenerbahçe" yazdılar. Üstüne üstlük, bu iki kelimenin arasına bir de arma koydular. Hidayete erdik zannettik. Öyle ya.. Daha ne yapılabilirdi ki, bundan güzel bir tribün sittin sene olmazdı artık. Son noktaydı. Sonra bir başka gün, karşıdaki numaralının tribünlerine koltuklarla Fenerbahçe yazdılar. Şeref tribününün bize göre soluna Fener, sağına Bahçe. Küçük dilimizi yutuyoruz sandık. Bernabeu bile ancak bu kadar güzeldir herhalde dedik. Bernabeu'yu kaç kere görüyorduk ki zaten. İnternet mi vardı Allasen.. Yani diyeceğim o ki, tahta sıra varken 32.000, koltuklar konunca 28.000 kapasiteli o "Fenerbahçe Stadını" ve o "Maraton" tribününü biz kalbimizden hiç silemedik. Evet, gördük yıllar sonra, o küçük dilimizi yutturan şeyler devede kulak değil, kulakta pireymiş. Evet, gördük yıllar sonra "stad" dediğin hadisede aslında daha ne lüksler olabilirmiş. Ama yine de "ille de o stad, ille de o maraton" dedik bir yanımızdan gizli gizli.. Velhasıl... Biz seni hiç unutmadık maraton. Ama hiç.. Çünkü biz seni unutmak için sevmedik be maraton.. Öyle sevdik, böyle sevdik, şöyle sevdik ama unutmak için sevmedik... "

Ellerine sağlık,

Link

22.04.2008

Galatasaray - Fenerbahçe I

Bilet satış noktaları(Caddebostan ve Merter Biletix) açıklandığına göre artık iyiden iyiye maça odaklanabiliriz. Günleri sayıyoruz şimdiden. Perşembe sabahı çok zor geçmesi beklenen bilet mücadelesinden gülen taraf olarak ayrılırsak maça kadar kalan saatleri saymak düşüyor bize. Yok, bileti gişeden alamazsak bu sefer karaborsanın kucağında stresli saatler yaşamakta var.

20.04.2008

Fenerium ve bordo-mavi



Geçen gün söylediklerinde inanmamıştım, kesin bizimkiler abartıyor demiştim. Hafif turkuaz hafifte bordoya çalan bir renkle(o da nasıl oluyorsa artık)t-shirt hazırlamışlardır, bizimkilerde "vaaay Trabzonspor bu" diyerek olayı abartıyordur diye düşünmüştüm. Fakat fena halde yanılmışım. Fenerium çok güzel bir sürpriz hazırlamış bizlere. Fenerium tarafından hangi akla hizmet böyle ürünler tasarlanır, tasarımı yapıldıktan sonra aklı başında bir Allah'ın kulu bu Trabzonspor'u andırıyor demez mi, böyle bir ürünün Fenerium'da nasıl satılacağı düşünülmez mi? Fenerbahçe'yi, sarı laciverti geçtim, Fenerium'un işletme, pazarlama mantığına aykırı..

Not: Renkleri çevir, sarı-lacivert yap aynı ürünü yok satsın.

http://www.fenerium.com.tr/product/showproduct.aspx?proid=10080040

http://www.fenerium.com.tr/product/showproduct.aspx?proid=10080020

Düzeltme: İsimsiz ; "Urunler bordo değil, kahverengi. Fotoğrafların ayarlarında bir sorun var, düzelttirmek gerek siteye" demiş. Şimdi Fenerium'a gidip ürünü görmek şart oldu, eğer İsimsiz'in dediği gibi bordo değilde kahverengiyse Hıncal Uluç gibi sağdan soldan duyup, oturduğu yerden sallamanın en güzel örneğini gösterdik size, yok bordoysa dediklerim hala geçerli.

Ortaya karışık Denizli maçı

Kazasız belasız atlattık şu Denizli maçını. Zaten maçtan önce kendimi sürekli GS maçını düşünürken yakalıyordumki pek iyi birşey değildir bu benim için. Öyle garip uğurlarım vardır işte. O gün Fenerbahçe kimle oynuyorsa o rakibe odaklanmak gibi, iki hafta sonraki bir maça odaklanırsam kötü şans getireceğine inanırım. Evet saçmalık ama kendime anlatamıyorum bunu.

Bu ruh halinde girdik maça. Kezman boş kaleye kaçırdığı an "Tamam kardeşim artık Kezman yalan oldu" dedim. Fakat Kezman tribünden yediği küfürün yanında aldığı desteğin hakkını vermek için "çaaat" diye koydu bir tane köşeye. Ondan sonrası çorap söküğü gibi geldi zaten. Maç koptuktan sonrada önümüzdeki haftaya giydirmeler...

Kezman dedik, Semih'e deyinmeden geçmek olmaz şimdi. Adam gol krallığına doğru emin adımlarla gidiyor. Yedekten gelerek boş geçtiği maç yok neredeyse. Bu Kezman-Semih durumunu Zico çözemiyor, benimde çözmek adına buradan fikir sunacak halim yok neticede. Bu sene şampiyon olalım, yazın problemi çözerler zaten. Tek söyleyeceğim bizim Semih'in Euro2008 kadrosunda yedek olarak mutlaka bulunması. Bir gol atar maçı çevirir, bakarsın finale kadar çıkartır takımı.

Sivasspor iyi iş çıkarttı bugüne kadar. Hala da güzel gidiyorlar. Sivas şehriyle hiçbir alakam olmamasına rağmen adamların başarılı olması hoşuma gidiyor. Birazda çıkar ilişkisi tabii, iki hafta sonra GS ile oynayacakları maçında etkisi var.

18.04.2008

Yarın Samandıra'da

Antu Forumları pek sevmesemde hergün düzenli olarak ziyaret ediyoruz belli başlı bölümlerini. Bu sefer Feder güzel bir organizasyon düzenlemiş Denizli maçı öncesi, onun haberini veriyorlar. Antu'da hala böyle topicleri görmek sevindirici tabi.

Değerli Arkadaşlar‚

Lütfen aşağıdaki bilgileri dikkate alınız.

Yoğurtçu Parkı´nda toplanma saati 14.30‚ Samandıra´ya hareket saati 14.45‚ Samandıra´da buluşma saati 15.30 olacaktır.

Takım otobüsü 17.15´de tesisi terk ederken yine kaptanımız Alex de SOUZA ve Mateja KEZMAN otobüsün önüne el ele gelerek takım adına taraftarı selamlayacaklardır.

Organizasyonun gerçekleşmesi için başından beri değerli yardımlarını esirgemeyen İdari Menajerimiz Sn.Volkan BALLI´ya şükranlarımızı sunuyoruz.

Kaptanımız Alex de SOUZA ve Mateja KEZMAN başta olmak üzere tüm futbolcu kardeşlerimiz yarın sizleri beklemektedirler.

Sizlerin de bu çağrıya kayıtsız kalmayacağınızı biliyor ve değerli katılımlarınızı bekliyoruz.

Sevgi ve Saygılarımızla‚

FeDeR TÇG