31.01.2008

Savcılar Nerede?

"Savcılar Nerede?" diye sormuş Hıncal Uluç bugün. Çok değil, iki hafta önce Altan Tanrıkulu ile ilk salvoyu yapmıştı, bizde burada değinmiştik.

NTV'de yaptığı çağrı savcılara ulaşmamış olmalıki, bu seferde köşesinden yineliyor bu isteğini. İlk çağrısından sonra kulakları epey bi çınlamıştı Hıncal Uluç'un Urfa maçında. Bugünkü yazısında ise KFY'nin yanında Beşiktaş Yönetiminide hedef göstermiş. Kolay gelsin Hıncal Uluç.

30.01.2008

Derbi Öncesi Ciddiyetsizliği Hiç Sevmem

Başlık Güven Kıraç'ın seneler önce oynadığı reklam filminden arak gibi oldu ama gerçekten sevmem. Hele son senelerde Kadıköy'deki her Galatasaray maçı öncesi atarız, koyarız, beşler yollarız gibi ifadeler artık midemi bulandırıyor ve beni korkutuyor açıkcası. Son dönemlerde Kadıköy'deki Galatasaray maçları öncesi çevremdekilere "bu sefer patlayabiliriz, bak çok favori gösteriliyoruz,bu işler belli olmaz" dediğim zaman millet hak verirdi ama son 2-3 maçtır "hadi lan sende, her maç aynı terane" moduna girdik.

Ben yine de temkinli olmaya devam edeyim. Forumlarda, gazetelerde okuyoruz. Galatasaray'ı rakipten saymıyormuşuzdan tutunda yalan yanlış bahis oranlarına, bu sefer fark kaç olur gibi aptal anketlere kadar saçmalık almış başını yürümüş durumda.

Pazar akşamına kadar bu saçma muhabbetlere yine katlanmak zorundayım anlaşılan. Kazanırsak herşey unutulur gider nasılsa, ama tersi olursa o zaman epey bir madara oluruz işte. Birde Galatasaray Ankara maçına çıktığı kadro ile gelipte bir sürpriz yaparsa o zaman görürüz eğlenceyi.

29.01.2008

Oleeeey Mateja Kezman

Sivas'ta attığı golden sonra ne güzelde koştu taraftara. Sen hep gol at, hep bize koş, bizde Mateja Kezman diye haykıralım.

Ne farkın kaldı onlardan?

Maldonado transferi ile ilgili bir iki şey karalamak için blogu açmıştım ki yabancı sayısının arttırıldığı haberini okuyunca yazacak hiçbirşey bulamadım.

Hem Ulusoy'u devirmek için bugüne kadar savaş ver, bu yolda çok fazla şey kaybet, ondan sonra Ulusoy'un giderayak oy için yaptığı bu asisti Maldonado transferi ile gole çevir. Transferide Fenerbahçe Televizyonunda Ulusoy'a methiyeler düzerek kutla.

Herkesin kirli olduğunu, herşeyin pis olduğunu biliyoruzda bu kadar açık olmaz be bazı şeyler. Ne farkın kaldı şimdi kupayı alıp Haluk Ulusoy'un babasına götürenlerden.

Zavallı Biletix

Biletix'i oldum olası sevmem, hep mecburiyetten işimiz düşer, onlarda bunu bildikleri için öptükçe öper biz sevgili müşterilerini.

Galatasaray maçına bilet almak için yaklaşık iki saat önce Biletix'i aradım(internet sitesinden almak isteyince kongre kart ve taraftar kart numarasının yanında kimsenin bilmediği bir şifre sorduğu için hiç bulaşmıyorum)İsteğimi belirttikten sonra telefona cevap veren görevli bayan "internetten ve telefondan kongre üyelerine satış yapamıyoruz, kongre üyeleri ancak gişelerden kendileri gidip bilet alabiliyor" diye akıllara ziyan bir açıklama yaparak bilet satışı yapmadı. O sırada kapı çaldığı için "peki" diyip telefonu kapatmak zorunda kaldım.

Yarım saat sonra Biletix'i tekrar aradım, fakat bu sefer ararken telefona cevap verecek görevliyi dağıtmaya programlanmış şekilde telefonu çevirdim, Fenerbahçe Yönetimine kestiğim faturanın hıncını Biletix elemanından çıkartmaya kararlıydım. Hiçbirşey olmamış gibi isteğimi belirttikten sonra görevli gayet normal bir şekilde işlemleri tamamladı. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra önceki telefon görüşmesinde gerçekleşen hadiseyi belirttim.Kendilerinde böyle bir bilginin olmadığını belirtip, yanlış anlaşılma yaşanmış olabileceğini söyleyip, özür diledi. Ya ilk telefona cevap veren eleman bizimle kafa buldu(tüm görüşmeler kayıt altına alınıyor, böyle birşey olamaz heralde) ya da kongre üyelerine telefon ve internet üzerinden satış durduruldu fakat birinin haberdar olduğu şeyden ötekinin haberi yok.

28.01.2008

Kabul olacağını bilseydim

Sabah en masum dileklerimle Galatasaray veya Beşiktaş'ın çıkmasını istemiştim kuradan. Eğer kabul olacağını bilseydim başka şeylerde isterdim yukardakinden.

27.01.2008

Baba kafayı mı yedin o soğukta sen...

Sivasspor maçının son dakikaları. Maç kopmuş artık, kamera Fenerbahçe tribünlerine bir dönüyor, üstlerini çıkarmış kelli felli adamlar bağırıyorlar,

"Her zaman, heryerde, en büyük Fener"

Tanıdık, bildik isimler hep. Onları gördüm, ben üşüdüm buradan. Ağızlarına, yüreklerine sağlık :) ...

Uğur Boral maçtan sonra NTV'ye konuşuyor. Maçın kısa bir yorumu ardından da Kadıköy seyircisine sitem. Taraftarlarımız bizi ıslıklamasın, bize destek versin diye. Sen istediğin kadar televizyondan derdini anlatmaya çalış Uğur, haftaya yaptığın en ufak bir hatada ana avrat küfür yiyeceksin yine kendi evinde. Zico seni oyundan alırken yuhalanacaksın. Sonra yine aynı sahneler tekrarlanacak. Ta ki yönetim yaptığı yanlışı anlayana kadar bu olay böyle devam edecek ne yazık ki.

25.01.2008

Tümer Metin

Çubuklu formayı giymiş, o forma için mücadele eden herkese saygım sonsuzdur. Kendini kabul ettirmeye çalışıyor gibi gözüktü bana hep, attığı gollere sevindim ama kanım bir türlü ısınamamıştı. Neyse artık yolu açık olsun.

Yunanistan'da kafası rahatken umarım birşeyler yazıp kitap haline getirirde bizde okuruz, ya da geniş bir röportaj verse basına falan. Hem gündemde kalır, hem de biz bazı sorulara cevap buluruz belki.

Pazar'ı beklerken...

Uzun zaman sonra ilk defa Fenerbahçe'nin bir Anadolu takımı ile yapacağı maçı bu kadar heyecanla bekliyorum. Sanki derbi bekler gibi. Eminim benim gibi olanların sayısıda pek az değildir.

Bir süre önce Sivasspor mu Fenerbahçe mi ikileminde olduğumu yazmıştım.

"Fenerbahçe yarıştan koparsa desteklenecek takım tabi ki Sivas olacak ama ya baş başa kalırsak..."

Sivas'lı falan değilim, hiçbir şekilde akrabalık bağlarımda yok. Ama şöyle bir durum var, artık aklımda hiçbir tereddüt yok pazar günü için, rengimde cevabımda belli. Bülent Hoca'ya ayıp olacak ama bana ne lan Sivasspor'dan. Galiba duygusal bir anıma denk gelmiş olmalı ki böyle bir tereddütte kalmışım.

Dondurucu soğuk ve maçın ertelenmesi ihtimaline rağmen Sivas'a gitmeyi kafaya koymuştum, fakat daha önceden planladığım bu deplasman yolculuğu ne yazık ki yalan oldu. Soğuğa rağmen en eğlenceli deplasmanlardan birisi olacak gibi, inşallah kazasız belasız tamamlar giden herkes. Deli bir anıma gelirse otübüslerin kalkış saatinde Salı Pazarına gidip arkalarından su atabilirim, gittikleri gibi gelsinler diye. Neyse efendim şaka bir yana diye bağlayalım cümleyi. Tüm güzel dileklerimle Pazar gününü bekliyorum. Güzel futbol, güzel tribün, güzel skor, güzel hava.....

24.01.2008

Abdullah Ercan

Şöyle 2000'li yılların başına doğru düşünce turizmine çıktığım bir anda aklıma geldi Abdullah Ercan. En son İstanbulspor'da bırakmıştık Abdullah'ı,kendisede orada futbolu bırakmış zaten. Uzun yıllar oynadığı Trabzon'dan Fenerbahçe'ye gelişi olay olmuştu.4 sezon kadar çubuklu formayı giydi. Her zaman Fenerbahçeli olduğunu anlatmaya çalıştı. Yönetim tarafından kadrodışı bırakıldıktan sonra Avrupa Yakasına, Florya'ya geçti,kısa bir maceradan sonra İstanbulspor için ter döktü.

Şimdiler de ise U18 Milli Takım Teknik Direktörü olarak görev yapıyormuş kendisi.