31.12.2008

İyi Seneler

Herşeyin gönlünüzce olduğu bir yıl olması dileğiyle, iyi seneler.

Dağıtın kardeşim bu akşam... :)

Yılbaşı Akşamına Özel

30.12.2008

2008'de Fenerbahçe II

2008'de Fenerbahçe I

MAYIS


-Erkek Voleybol Takımı Şampiyon oldu.

-Galatasaray Süper Lig Şampiyonu oldu.

-“Bağdat Caddesi Fenerbahçe’nin Kalesi” bir kez daha ispatlandı.

-Bayan Basketbol Takımı şampiyon oldu.

-Fenerbahçe TV’de yanlışlıka Galatasaray’ın şampiyonluk görüntüleri yayınlandı.

-GFB maraton kombinesi almak istedi, satışlar durduruldu.

-Emre haberleri basında yer almaya başladı.


HAZİRAN



-Kürekçiler şampiyon oldu.

-Başkan Fenerbahçe TV’de verdi veriştirdi, tribünlere ilk gözdağı verildi.

-Erkek Basketbol takımı şampiyon oldu.

-Zico Fenerbahçe’den ayrıldı.

-E Blok özel blok haline getirildi.

-Avrupa Kupasında tarih yazdık.

-Aragones Fenerbahçe’ye geldi.

-Burak Yılmaz Fenerbahçe’ye transfer oldu.


TEMMUZ


-Hasan Doğan vefat etti.

-Güiza Fenerbahçe’ye transfer oldu.

-Aurelio Betis'te

-Avusturya’da hazırlık maçından dönen takım otobüsü taşlandı.

-Emre resmi imzayı attı.

AĞUSTOS

-MTK maçında yaşanan olaylar sonrası kulübe fakslar yollandı, cebinde 15 YTL’si olmayan diye itham edilen tribün grupları yeni düzene karşı olduklarını bildiriler ile açıkladı.

-ŞL ön elemesinde MTK ve Partizan’ı eledik, gruplara kaldık.

-Kezman PSG’ne gitti.

-Mahmut Özgener TFF Başkanı seçildi.

-Şampiyonlar Liginde gruplara kaldık.

-Ümit Özat kalp krizi geçirdi.

-Josico Fenerbahçe’ye transfer oldu.

Herkes Mağdur

Lige ara verdik. Maalesef akılda kalan tek şey hakem hatalarıydı. Ama bakıyorum da Fenerbahçe dışında bütün takımlar mağdur. Şu lige neredeyse havlu atıyorduk sezon başındaki bariz hakem hataları yüzünden. Antep maçında Guiza'ya yapılan biçme girişimini es geçen, Kadıköy'de Alex'le ilişkiye girmek isteyen oyuncuya “yürü koçum“ diyen zihniyete rağmen 10 maçta 8 galibiyet ile geri geldik.

Bu dönem hakem hataları açısından inanılmaz şansız geçti. Belki 3-4 sezon boyunca anca gerçekleşecek uç olaylar bir yarıya sığdı. Ben çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışmalarının bundan daha fazla yaşandığı tam bir sezon hatırlamıyorum ki ilk yarıda daha ne kadarı oldu. Bu olay hakemlerin de bütün kimyasını bozdu. Nitekim Deivid’in füzesini gol saymayan hakemde ben art niyet aramam. Arayamam. Çünkü bir hakeme maç öncesi para verseniz, bu takımı katledeceksin deseniz bile o hakem o golü verirdi. Bu tamamen geçmiş haftalarda olan olayların psikolojik olarak hakemleri ne kadar yıprattığının göstergesidir. Şanssızlık. Allah ikinci yarı hakemlerimize yardım etsin.

Şimdi başta neden şikayet ettim peki? O bir tepkiydi aslında. Bakıyorsunuz GS-BJK maçına, yabacı oyuncu derdini anlatamıyor diye kırmızı kart görüyor. Maçın kaderi etkileniyor. BJK’li yöneticilerden GS aleyhine bir tane açıklama yok. Üstelik orada bile Fenerbahçe’nin maçına atıfta bulunuluyor. Şu yorumu kendi köşe yazarlarından dinledim: “Bunun adı Fenerbahçe kompleksidir. Bizi küçültüyorsun. Yeter Demirören.” Hakikaten inanamıyorum. Bu kadar silik bir başkan profili ben hayatımda ilk kez görüyorum. Çok dalga geçtiğimiz Özhan Canaydın’ın bile bir duruşu vardı. Benim köy kahvemden Hakkı Dedem yapardı böyle. Maçı izlerken tek bir hatada “Bu hakem satılmış Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak bunlar. Belli her şey” diye dert yanardı. Üstelik maç Fenerbahçe’nin maçı olmazdı.

Önce Kadıköy’deki GS maçına bakın. Maç öncesi bir anda GS hakem hatalarından mağdur takım haline geliverdi. Keza BJK maçından önce de Ankaragücü-Fenerbahçe maçının hakemi değişmişti. Fenerbahçe yönetiminin bunda parmağı var diye dedikodular bizzat BJK başkanı tarafından çıkarıldı. Mağdur bir anda yine “kutsal ittifak” temsilcileri oldu. Gelelim TS’ye. Daha geçen haftalarda başkanları Bursaspor-TS maçını kastederek “lige balans ayarı çekildi“dedi. Son Eskişehirspor maçında da karşılığını aldılar. Ama hala konuşuyorlar. Yani mağdurlar. Bir sonraki maçları kimle? Fenerbahçe. Fenerbahçe ile oynayacak herkes mağdur. Hele Saraçoğlu’na geliyorsa duble mağdur. Tabii, kolay değil her sene her sene avuç yalamak. Aşınıyor.

Biz istemez miyiz TS ve BJK sonuna kadar yarışın içinde bulunsunlar? BJK başkanının ligden kopar kopmaz ”kupa bizim lig onların” tarzı iğrenç açıklamalarını duymak istemiyoruz. İkisinin de ikinci yarı GS’yi ağırlayacağının düşünürsek Allah onları yarıştan koparmasın. Biz kendi işimizi zaten görüyoruz. Ama midemiz bulanıyor. Her zaman yeni Sergenler, Cordobalar bulunuyor İnönü’de BJK’yi GS’ye madara edecek. TS’yi söylemeye gerek yok, içeride dışarıda 4 4lük(!) futbol oynuyorlar GS’ye karşı. Belki yarışta kalırlarsa biraz utanırlar, en azından onlara gönül verenlere karşı.
Son olarak Sivasspor’a bir paragraf ayırmak istiyorum. Başarıların için klasik tüm yorumcuların söylediklerine zaten katılıyorum. Ama iki şeye dikkat çekmek istiyorum. Daha doğrusu dikkatimi çeken iki demeci sizinle paylaşmak istiyorum. Birincisi Mehmet Yıldız’da fark ettiğim ve sonra diğer futbolcularda da gördüğüm, Bülent Uygun’dan bahsederken Bülent Ağabey demeleridir. Bu kadar güzel bir iletişim olabilir mi? Ama bence bu takımdaki başarının asıl sırrı Bülent Uygun’un şu sözünün altında yatıyor: “Bu takımda malzemecim ve ben dahil, herkesin yedeği var, hepimizin yeri dolar.” Helal olsun Asker Bülent. Yürekten selam olsun sana.

2009, hepimize Fenerbahçemizin başarılarıyla dolu bir yıl nasip etsin. Herkese selamlar, iyi seneler.

SERT

Trabzonspor Maçları Artık Derbidir

Fenerbahçe - Trabzonspor maçları derbi midir? Kesinlikle değildir. Derbinin sözlük anlamı şöyledir bu yüzden derbi değildir açıklaması yapmak niyetinde değilim, fakat Trabzon maçına derbi diyenide anlayamam. Büyük maç olabilir, önemli maç olabilir, geçmişten gelen olaylar yüzünden atmosferi farklı olabilir fakat derbi değildir. Bizim için derbi Galatasaray ve Beşiktaş maçlarıdır, gerisi faso fisodur.

Bugüne kadar bizim yönetiminde böyle düşündüğüne inanmışımdır her zaman için. Beşiktaş ve Galatasaray maçları için uygulanan fiyat politikasıda herşeyi açıkca ortaya koyuyordu. ŞL maçları, Galatasaray ve Beşiktaş ile oynanan lig maçlarında tarife her zaman en yüksek şekilde uygulanırdı. Trabzonspor maçları ise normal lig maçları kategorsinden satılırdı.

Yani, geçen sezon kale arkası bileti Anadolu takımları ile yapılan lig maçlarında 30 YTL'den satılırken, Trabzonspor maçlarında da bu uygulama değişmiyordu.

Normal bir taraftar olarak bu sene Anadolu takımları ile yapılan maçlarda kale arkası 44 YTL olduğu için Trabzonspor maçınında bu fiyattan olmasını bekleyebilirsiniz. Fakat işin aslı öyle değil ne yazık ki.

Yönetimimiz oturmuş, bakmış, hesap etmiş ve Trabzonspor'un bu sezonki performansını göz önüne alarak bu maçı derbi kategorisine sokmuş ve kale arkası fiyatınıda 66 YTL yapmış.

Biraz ucuzlatılsa kombine sahipleri mağdur olur diye düşünen yönetimimiz bu şekilde kombinenin avantajını bir kez daha ispatlamış oldu.

Başkanım kriz var, insanlar işten çıkarılıyor, benzinin bile ara sıra fiyatı düşürülüyor sen hala zam yapıyorsun.

Not:Bilet üzerine bu kadar edebiyat yapınca aklıma "Aziz Başkan açız, bize yardım etsene" pankartı geldi. Elinde olan varsa yollasın buradan paylaşalım.

29.12.2008

Adam Gidiyor

Kendi sitesinde açıklamayı yapmış, açık açık "ben gidiyorum" diyor.

2008'de Fenerbahçe I

Yıl biterken, amatörce 2008 senesinin Fenerbahçe ve spor camiası açısından önemli olaylarını şöyle derlemeye çalıştım. Mutlaka eksikler, hatalar vardır şimdiden affola...
OCAK

-Gündüz Tekin onayı kaybettik.

-Anelka Chelsea’ye transfer oldu.

-Altan, Hıncal KFY’nun ismine taktı.

-Cüneyt Koryürek vefat etti.

-Tümer Yunanistan’a gitti.

-Şampiyonluk yolunda önemli olan Sivas deplasmanında eksi bilmem kaç derecede tribünler galibiyeti soyunarak kutladı.

-Maldonado Fenerbahçe’de.


ŞUBAT

-Fortis Türkiye Kupasında Galatasaray ile eşleştik, resmi site maçı “şölen var” havasıyla duyurdu, beraberliği Kadıköy’de zor kurtardık. 0-0

-Lacivert tribün Galatasaray maçında polisin şiddetine maruz kaldı, yalnız bırakıldı, OFTAŞ maçında protestoya gitti.

-Pendik’le hazırlık maçı yaptık, kaybettik, gazeteler Maldonado fayda etmedi manşetleri attı.

-Fenerbahçe – Vakıfbank Güneş Sigorta maçında Başkan Aziz Yıldırım Caferağa’da taraftara “vurdurtmayın kendizi” dedi .

-Kadıköy'de Sevilla zaferi.

-GFB Migros’a kombine istiyoruz pankartını Kadıköy’de açtı.

-Kupa maçında Sami Yen’de kaybettik, Galatasaray kapalısını izlemek zorunda bırakıldık.

MART



-Unutulmaz Sevilla zaferini yaşadık.

-Şampiyonlar Liginde çeyrek finalde Chelsea ile eşleştik.

-Basletbol takımı TAU’yu yendi, çeyrek finale çıktı.

-İnönü’de Beşiktaş’ı 2-1 ile geçtik.

NİSAN


-Galatasaray taraftarı İstanbul’a gelen Chelsea’yi çiçekler ile karşıladı.

-Chelsea’yi Kadıköy'de yendik bitmesin bu rüya dedik.

-Erkek Basketbol takımı çeyrek finalde elendi.

-Londra'da Chelsea’ye elendik, teşekkür ettik.

-Ankaraspor maçında Kezman penaltı kaçırdı, şampiyonluk zora girdi.

-Ali Sami Yen'de kaybettik.

-Kezman’a "Are you player" dedik.

26.12.2008

kfy96.com



1 Ocak 2009'da açılıyor...

GFB 8, Grup CK 10 yaşında...

Nice yıllar, hep beraber omuz omuza...

Grup CK, onuncu yılı dolayısıyla çok güzel bir site hazırlamış. Fenerbahçe tribünün büyükleri, sevilen isimleri, rakip tribünler, taraftartlar yorumlarını yazmış. Hepsini teker teker okuyunca, CK'nın ne kadar sevilen,takdir edilen bir grup olduğunu görünce Fenerbahçe'li olarak gurur duymamak elde değil. Yaptıkları koreografiler sonrası bizler mutlu olup, gurur duyuyorduk fakat bunu diğer tribünlerden de duyunca insan bir kere daha "iyi ki varsınız" demeden edemiyor.
Şadan Kalkavan Mayıs kongresine aday olarak katılabileceğini açıkladı,ciddi bir aday çıkmasına sevinen oldu, işi şakaya vurarak gırgır geçen oldu.

Hem tribünde yaşanan sıkıntılar hem de hatalı olduğuna inandığım transferler sonrası Aziz Yıldırım'ı eleştirince bizde muhalefet haline geldik. Şimdi muhalefeti temsilen ortaya çıkan bir aday var fakat beklenen aday Şadan Kalkavan mı?

Ya da camiaya gerekli olan isim Şadan Kalkavan mı?

Şükrü Saracoğlu'nu Anıyoruz