9.01.2008

Korkuyorum...

Son dönemlerde artan spor yaparken kalp krizi geçirenler arasına 16 yaşında bir çocuk daha katılmış. Artık gün geçmiyor ki böyle bir haber okumayalım gazetelerde. Habere konu olanlar ise genelde ya profesyonel futbolcu oluyor ya da halısahada amatör olarak top oynayanlar. Umarım Harun kardeşimiz verdiği mücadeleyi kazanırda yeniden aramıza döner.

Kısa zaman önce bende bir arkadaşımı böyle acı bir şekilde kaybettim. Üzerine birde bu haberleri okuyunca insan ister istemez düşünüyor, "Acaba bir sonraki ben olabilir miyim?" diye. Halısahada tıkanınca, başın dönünce, ani bir hareket sonrası gözlerin kararınca ya da sol kolun uyuşunca... Birde kalp krizi aile mirası olarak nesilden nesile aktarılıyor, bünye sigara kullanıp, sosyal içici adı altında alkol alıyorsa korkunun şiddeti iki üç kat fazla oluyor. Zaten meret öyle bir hale geldi ki küçücük çocuklardan tut ağzına sigara sürmemiş, hayatını spora adamış insanlar bile kalp krizi geçirir oldu artık.

Bilmiyorum sonumuz n'olucak... Tek bildiğim yusuf yusuf olduğum.

Not: Kader bu belli mi olur, yarın öbür gün kalp krizinden bizde göçüp gidersek eğer, birileride gelir bu yazıyı okuyup "rahmetlinin içine doğmuştu" diye ana haberlere malzeme yaparsa bizi o zaman öbür taraftan çok pis gülerim halimize.

Kinder Çocuğu Lugano


Lugano'yu Kinder çocuğuna benzeten ben değilim, ama benzetmeyi yapanada hak vermiyor değilim hani.

Fenerbahçe - Chorale Roanne


9 Ocak 2008 Çarşamba
Fenerbahçe - Chorale Roanne
Abdi İpekçi S.S. / 20.15

Bu sefer Abdi İpekçi'de bulunan utanç perdelerinin kalkması dileğiyle...

8.01.2008

Kısmet



Kısmette varsa belki bizimde yolumuz düşer üç vakte kadar Sevilla'ya. Şimdiden ön hazırlıklara başlamak lazım. Nerede kalınır, ne yenir, ne içilir, ulaşım... Eurotrip tarzında macera mı yaşanmalı yoksa paraya kıyıp turla beraber mi gidilmeli? Gerçi İspanya'da San Fermin Festivaline katılıp boğaların altında kalmadıktan sonra ne kadar macera yaşanabilir ki? Onunda zamanı değil şimdi işte. Sığ herif, ecnebi memlekete gidiyorsun müzelere gir, Endülüs Kültüründen bir iki şey kap, ayyaş gittin ayyaş geleceksin diyenleri maça gittiğimiz için kültür aktiviteleri yalan olur diyerek başımızdan savabiliriz.



Şöyle internetten kaba olarak otel araştırması yapınca pek ucuza birşeyler kalmadığını görüyoruz, genciz, güzeliz metroda bile yatarız diye gidersek onun sadece filmlerde ve vize problemi olmayan AB vatandaşlarınca yapılabileceği gerçeği suratımıza acı bir şekilde çarpıyor ne yazık ki. Olsun diyor, metroda veya parkta yanımda bir futbol topu ile geceleme hayalimizide yazın İsviçre'ye saklıyoruz. Dönelim Sevilla hayallerine... Konaklama probleminde kalmıştık, hosteller çözüm olabilir ama her insanın midesi kaldırmaz işte oralarda. Düşeş gelmesi lazım. Maç bileti bir şekilde hallolur nasılsa. Atlanmaması gereken önemli bir nokta ise turların verdiği fiyatlara vize ücretinin ve havalimanı vergisinin dahil olmaması.(hem burası için hemde İspanya için)

Gece hayatı ve yemekler konusunda memnun kalırız herhalde diye düşünüyorum. En azından bir değişiklik olur. Ne de olsa değişiklik iyidir.


Gazpacho y vino tinto:Soğuk domates çorbası ve kırmızı şarap karışımı birşeylermiş galiba. Enteresan olur valla

4.01.2008

Gündüz Tekin Onay

31 Mayıs 1942-04 Ocak 2008

-11 Derece

6 Ocak 2008 Pazar
Türkiye Kupası
Kayserispor - Fenerbahçe
19.00

Futbol bu, karda kıyamette olsa çıkıp oynamak zorundasın. Renklerin peşinde koşanlarda seni yalnız bırakmamak için ardından yüzlerce kilometre yol yapmak zorunda.

Pazar akşamı Kayseri'de bir maç var. Maç saati havanın -11 derece olması bekleniyor. Şu maçı hava karardıktan sonra değilde, öğlen vakti oynatsan olmaz mı? Hem sporcu sağlığı için hem de maça gelecek taraftar için. Ama illa reyting alsın diye maçı akşam -11 derecede oynatıp ondan sonra da kıçı kırık canlı yayın odasında "hocam niye bu sezon maçlara kimse gelmiyor?" diye sorarsan da olmaz be güzelim.

Not: Yiğidi öldür hakkını yeme... Fenerbahçe deplasmana gittiği zaman kale arkası fiyatlarını şişirip misafir tribünü biletini 50'den 60'dan satan yönetimlerden sonra Kayserispor yönetimi adeta bedava yapmış bizim biletleri. 10 YTL. Havanın etkisi var mıdır bilinmez acaba :))

3.01.2008

2 Ekim 2007 CSKA - Fenerbahçe



Her seferinde bilet koleksiyonu yapmaya niyetlenirim, biraz biriktir daha sonrasında ise "amaaan" der yırtar atarım hepsini. Zaten içerdeki maçlara kombineyle giriyorsun, kalıyor sadece deplasmanlar. Onun da değerlisi var değersizi var. Belki bir derbi maçı ya da Trabzon deplasmanı sadece anlamlı olabilir.

Şu an yine biriktirme aşamasındayım. Elimde biraz geçen sezondan kalanlar var bir de bu sezondan. Küçücük koleksiyonumun en değerli parçası bu olsa gerek. 2 Ekim 2007'de Moskova'da oynanan, Deivid'in 85'te çaktığı CSKA-Fenerbahçe maçının bileti. Belki Mayıs ayına doğru çok daha fazla şeyler ifade edecek belki de kaderi diğer biletlerim gibi olacak.

Moskova hikayeleri mi? Üzerinden aylar geçmesine rağmen başka bir yazıda o konuya da değiniriz.

Selçuk Yula

2.01.2008

İbrahim Üzülmez: Kabul, Carlos benden iyi


Sezon başında Hürriyet'e verdiği talihsiz röportajdan sonra birde böyle bir açıklama yapmış.
http://www.ntvspor.net/Pages/18603.ASP
Herşeye rağmen sahaya yansıttığı hırsını hala takdir ediyorum Deli İbrahim'in.

1.01.2008

Stadlarda Sigara Yasağı

Şaka maka derken sigara yasağı ciddi ciddi geliyor gibi. Teklif yasalaşırsa stadyumda,barda,kahvehanede sigara içmek yasaklanacakmış. Yasayı çıkartmak ne ki, parti başkanın "öyle olacak" dedikten sonra sıkıyorsa aksi şekilde oy kullan bakalım. Marifet çıkarttığın yasanın arkasında olmakta, şak diye cezayı kesebilmekte. O da sıkar biraz. Gol yiyen takımın taraftarı sigarasını yakacak sende gelip "hoop birader yasak" diyeceksin, öyle mi? Adamın zaten acısı var, takımı gol yemiş, o adam seni dövmez mi? Ya da yasa kapsamında stadlarda sigara içilmeyen bölümler oluşturacaksın. Kim takar bunu? Gol attıktan sonra keyif için bir tane, gol yedikten sonra efkar için bir tane... Öyle gider bu olay,senin yasa diye çıkarttığın şeyde yalan olur.

Halbuki kademeli kademeli yapsan ya bu olayı. Öncelikle stad koridorlarında yasaklasan ondan sonra tribünlere girsen(önce şeref tribünü olsunda imam-cemaat ilişkisini görelim ama) daha başarılı olmaz mısın? İngiltere'de bazı tribünlerde sigara içmek yasak diye biliyorum(biletlerin üzerinde belirtliyor), fakat İngiltere ile bizim eğitim seviyemiz eşit mi? Adama "yasak" dediğin zaman anlıyor fakat bizde ise "yasak" olan şeye daha bir sempati duyuluyor, millet dört kolla sarılıyor yasaklara. Kaldı ki sigara yasağının başarıyla uygulandığı tek yer havaalanları oldu bugüne kadar. Sigarayı yasakladığınız spor salonlarında bile "uyarıcı levha"dan öteye gidemedi yasaklar.

Sigara yasağı bir kaç hafta gündemi meşgul edecek gibi gözüküyor. Bununla ilgili bir film vardı, Thank You For Smoking diye. Geyik bir film işte, sigara sektörünü, yasakları anlatıyordu. Bulursanız onu da izleyin derim. Gündem sigara ile meşgulken TV'de çıkar diye umutlanmayın, yeni yasalar kapsamında yayınlanması çok zor.