19.09.2007

FENERBAHÇE-Inter


"Senin büyüklüğünü tartışanlarda akıl aramak aptallık olur"

21:45
Şükrü Saraçoğlu

17.09.2007

Haftasonu Eğlencesi


"FENERBAHÇE HAFTASONU EĞLENCESİ DEĞİL YAŞAM FELSEFESİDİR" Yüzüne karşı küfür edince eblek eblek bakan, sinirleri alınmış bir topluluktan bahsediyoruz. Bunlar böyle laftan anlamaz. Hem bak Beyonce stadta konser verecekmiş ona da gitsek mi acep?

16.09.2007

Mehmetçik Basri'yi Anıyoruz



Basri Dirimlili'yi anıyoruz.17.09.2007 Pazartesi günü Saat:11.00 Karacaahmet Mezarlığı

"Haydi tam destek,hep destek"


Vallahi de billahi de biz bitmişiz. 30 ytl'ye satılan kale arkası bileti, bloklar arasına cam bölme koymalar ondan sonra da devre arasında "haydi tam destek,hep destek" demeler(daha sloganı bile düzgün söyleyemeyen bir DJ bozuntumuz var) Gerçekten komik duruma düşüyoruz, düşürülüyoruz. Sen bileti 30 lira yapacaksın, taraftarı değil seyirciyi,çekirdekçiyi savunacaksın ondan sonra da kalkıp "haydi oturmaya mı geldiniz?" diye anons yapacaksın.Oturacak tabi o adam kardeşim eşek yüküyle para vermişte gelmiş oraya sen ondan bağırmasını mı bekliyorsun. O adama bağır diyorsun, bağırmak isteyen adama siktr git diyorsun. Önümüzde Inter maçı varmış, bu maça gelmeyenler o maça gelecekmiş ondan böyle olmuşmuş, bir de o maçın havası farklı olurmuş. Hadi lan ordan... Alt tarafı bazı kişiler daha fazla yırtınacak ötekiler de küfür edip, daha fazla çekirdek çıtlatacak. Belki bir-iki tane de görsellik olur, tabi yönetim lütfedip de izin verirse. Kısacası herşey karanlık. Işık mışıkta yok zaten. Kaosa gidiyoruz.

11.09.2007

Ogün Altıparmak


Karşıyaka'da yıldızı parladı,kırık bacağına rağmen 1963'te Fenerbahçe'ye transfer oldu.1970-71 sezonunda 16 gol atarak gol kralı oldu.

8.09.2007

Kısır Hafta



Futbola hastalık derecesinde bağlı bünyeler arasında ilah haline gelen acetobalsamico belirtmiş zaten.

İspanya'da basket, Paris'de rugby, bu hafta futbolu aldatan çok dünyada.

Üzerine fazla birşey söylemeye gerek yok. O yüzden kısır bir hafta yaşıyoruz. Akşama milli heyecan varmış, ama zerre kadar heyecan duymuyorum ben, hatta basket maçı daha da ilgi çekici olabilir diye düşünüyorum. Kaldı ki onların da hali içler acısı. O zaman tek çare İtalya-Fransa maçı kalıyor Kanal 1'de. Gerçi saatleri bizim maçla çakışmadığı için mecburen izliycez milli takımı. Bizim çocuklar 20:30'da top tepmeye başlarken, gecenin maçı 22:30'da başlayacak.

6.09.2007

Üç sene öncesini bile arar olduk



Çok eskilerden değil, muhtemelen 2 veya 3 sezon öncesi. Eski fotoğraflara bakarken gözüme çarptı. 3 sene öncesini bile mumla arar olduk.

Gülünecek haldeyiz, millet de gülüyor zaten. Biletler pahalı, gelenler taraftar değil seyirci. Seyircinin de en beteri. Böylelerini dövsen suçu olmaz. Eskiden bir numaralımız vardı, otururdu ama en azından "ayağa kalkmayan cimbomlu olsun" dediğimizde lütfeder, kalkardı. Bazen de bağırırdı. Şimdikiler ise bağırınca "bir susun kardeşim" diyen tipler. Nereden nereye işte.

3.09.2007

Kimseye söylemeyiz merak etme



Belki çoğu kişi için pek birşey ifade etmeyecek ama anlatmadan olmaz. Olay İstanbul'da yaşanıyor. Zihinsel engelli çocukların eğitim gördüğü bir okula yardım amaçlı olarak gönderilen kıyafetler var. Pantolon,çorap,kazak,tişört... Bir paketin içinden Fenerbahçe forması çıkıyor. Belli ki eski sahibi olan ufaklık büyümüş anneside diğer küçülenlerle beraber paketleyip buraya göndermiş formayı. Okulun müdüresi formayı alıp kenara koyuyor, belki başka bir isteyen olur diye. Tek tek çocukları çağırıp üstlerini giydirip yolluyor. Bir erkek çocuğuna geliyor sıra. Bir pantolon,bir de tişört düşüyor kendisine. Odadan çıkarken formayı görüyor "Ben Beşiktaşlıyım ama bunun da renkleri çok güzelmiş formayı alabilir miyim" diye soruyor. Formayı alıp üstüne giyiyor ve "Kimseye söylemeyin" diyerek dışarıya çıkıyor. Çocuk işte.Renkler farklıda olsa buraya yazardım. İçim bir kötü oldu, dağıldım duyunca.

Zamanında Fenerlist buna benzer bir organizasyon yapıyordu kimsesiz çocuklara daha sonra bayrağı Kuzey Amerika'daki Fenerbahçeliler devraldı. Şimdi aldıkları kombineler ile kimsesiz çocukları maça götürüyorlar. Buna da bir parantez açalım.

Yuhalayan .......... dönsün şaşkına


3.hafta Sivasspor maçını otelin birinde izledim.Daha bacak kadar boyuyla, çubuklu formayı giymiş Fenerbahçe futbolcusuna küfür etmeye başlayan veletler var. Bunların menşei zaten belli. Maça 5 dakika geç gelip 10 dakika erken çıkan babaların evlatları bunlar. Ben o formayı giyene taparken, sen çıkıp küfür ediyorsun,ben Fenerbahçeliysem sen nesin? Çıkıp Deniz'e bağırıp çağırıyorsun, forma satması için bu takıma getirilenler ya da başka birisi o hatayı yaptığı zaman alkışlıyorsun. Evladım bu gerçek futbol, öyle bilgisayar başında, Playstaion başında oynadığın oyunlara benzemez. Evde oturacağına sokağa çıkta iki topa vur. Neyse zaten ben zar zor bulduğum televizyonun başında bu çocuğa takmış bir biçimde maçı izlerken, Kadıköy'de birileri birilerine gereken cevabı vermiş.

........... yuhalayan ibneler dönsün şaşkına.

Topumu aldım, geldim

Biraz uzun sürdü ama yeniden döndük karmaşanın içine. Arasıra böyle uzaklaşmak güzel oluyor. Televizyon yok, internet yok, gazete yok. Herşeyi sıfırlıyorsun. Tabi maç olduğu zaman bu bünye televizyonuda buluyor, ertesi gün gazeteyide. O yüzden pek birşey kaybetmiş sayılmayız.